| English | Türkçe | | ruinate | f., s., nad. harap etmek, mahvetmek, yok etmek; s. harap, viran. ruina'tion i. mahvetmek; harabiyet, yıkılma; yıkıcı şe... |
| | luxembourg | i. Lüksemburg.... |
| | lowborn | s. aşağı tabakadan.... |
| | intumescent | (s.) şişen, kabaran; hararetle büyüyen. intumescence (i.) şişme, kabarma.... |
| | radix | i. (çoğ. radices, radixes) mat. bir sayı sisteminde temel olarak kullanılan rakam; bot. bitki kökü; kök kelime.... |
| | clamp | (i)., (f). mengene, kıskaç, kenet; kelepçe, krampon; (f). mengene ile sıkıştırmak, kasmak, germek, bastırmak, tespit e... |
| | fishy | (s). balıktan ibaret; balık gibi, içinde balık tadı veya kokusu olan; balığı çok; (k).dili şüpheli, inanılmaz. fishy e... |
| | beget | f. babasl olmak, vücuda getirmek; sebep olmak, tevlit etmek. begetter i. vücuda getiren kimse, baba.... |
| | feminism | (i). kadın haklarını tanıtma mücadelesi, feminizm: (tıb). erkekte dişil özellikler bulunması.... |
| | slubber | dikkatsizce yapmak çamurda yürümek |
|
|