 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | demesne | (i)., (Fr). mülk, emlâk; malikâne; bir malikâneye ait bölge, mıntıka, havali. royal demesne hükümdara ait mülk, miri ar... |
| | engorge | f. tıkanmak, kan hucum etmek; oburca yemek, informal silip süpürmek, yutmak, tıka basa yemek. engorgement i. tıkanma, ... |
| | whelp | i., f. köpek veya yırtcı hayvan yavrusu; enik, encik; it; it herif; f. eniklemek, enciklemek.... |
| | toothbrush | i. diş fırçası. tooth brush tree misvak agacı, bot. Salvadora persıca.... |
| | idiom | i .deyim, tabir; şive, lehçe; üslup idiomat'ic s. belirli bir dilin özelliklerini taşıyan, dilin if ade özelliklerini b... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | solumak | to breathe.... |
| | buzlu | glacial. iced. mixed with ice. frosted. glazed. chilled. frozen. freezing. icy.... |
| | kibirli | arrogant. conceited. haughty. inflated. proud. supercilious. superior. upstage. vain. stuck-up. self-important.... |
| | saplantılı | obsessive.... |
| | us | See We.... |
|
|
|
 |
|
 |
|