| English | Türkçe | | coward | (i). korkak kimse. cowardly (s). korkak, ödlek, alçak, yüreksiz. cowardice, cowardliness (i). korkaklık, alçaklık, nam... |
| | spat | i., f. (ted, ting) şamar, sille: şaplak; ağız dalaşı; yağmur şakırdaması; f. sille vurmak; ağız kavgası etmek, atışma... |
| | pro forma | Lat. âdet yerini bulsun diye. pro forma invoice tic. proforma.... |
| | videlicet | z. yani, demek oluyor ki, kıs. viz.... |
| | aviculture | (i). kuş besleme.... |
| | tact | i. incelik, zarafet; nezaket; dokunma duyusu; vakit ve halin icabına göre hareket.... |
| | atmosphere | (i). havaküre, atmosfer; çevre, muhit; (fiz). havaküre (basınç birimi). atmospher'ic, -al (s). havaya ait, atmosferi... |
| | smooth | f., i. düzeltmek, düzleştirmek; kolaylaştırmak; tatlılaştırmak (ses); yatıştırmak, teskin etmek; tesviye etmek, düzleme... |
| | turnhall | i. jimnastikhane.... |
| | adverse | zıt muhalif ters karşı aksi adversely karşı olarak muhalefet ederek adverseness terslik zıtlık muhalefet |
|
|