| English | Türkçe |
| drastic | (s). şiddetli, zora baş vuran; ağır ve kesin.... |
|
| sinapism | i., tıb. hardal yakısı.... |
|
| unaccomplished | s. hünersiz; başarılmamış; yapılmamış, tamamlanmamış.... |
|
| ergot | (i.), (bot.) çavdar mahmuzu; (ecza.) ilâç yapımında kullanılan hastalıklı çavdar tanesi. ergotism (i.), (tıb.) mahmuzlu ... |
|
| recover | (f.) tekrar ele geçirmek, geri almak, bir daha bulmak veya kazanmak; geri getirmek; (huk.) mahkeme marifeti ile ödetm... |
|
| horoscopy | i. yıldızlara bakarak kehanette bulunma sanatı.... |
|
| peter | f., k.dili, out ile tavsamak, hızı azalmak; tükenmek.... |
|
| pathway | i. yayalara mahsus yol, patika.... |
|
| denominative | (s). (i). ad veren, tesmiye eden; (gram). isim veya sıfattan türemiş; (i)., (gram). isim veya sıfattan türemiş fiil.... |
|
| stringent | zorlu yeğin zor şartlarda engellenmiş sıkı dar paraselik çeken ikna edici kandırıcı stringency sıkılık para darlığı stringently para darlığıyla sıkıca |
|