| English | Türkçe | | communicate | (f). ifade etmek, anlatmak; nakletmek; meramını anlatmak; muhabere etmek, haberleşmek; bulaştırmak; aralannda bağlantı o... |
| | beacon | (i)., (f). fener; işaret vermek için yüksek yerlerde yakılan ateş; işaret kulesi; hav. yol ve mevkii gösteren ışık veya ... |
| | maculate | s. benekli, lekeli.... |
| | turban | i. sarık; sarığa benzer kadın başlığı, turban. turbaned s. sarıklı.... |
| | rubiginous | s. pas renkli, kahverengimsi kırmızı.... |
| | proprietary | s., i. birinin mülkü olan, hususi; mal sahipliğine ait; müseccel; i. mal sahibi; mal sahipleri, hissedarlar. proprieta... |
| | electrochemistry | i. kim. yasal elektrik, elektroşimi.... |
| | guava | (i.) Amerika'nın sıcak taraflarında yetişen guava ağacı; bu ağacın armut şeklinde yenebilen meyvası.... |
| | nuts | (s.), argo deli.... |
| | ergo | Lat bunun için bundan dolayı binaenaleyh |
|
|