| English | Türkçe | | philology | i. filoloji; dilbilim; klasik ilim. philologist i. dil bilgini, filoloji uzmanı, dilci.... |
| | reticulum | i. ağ, şebeke; anat. ağcık, ağ, retikül; zool. gevişgetiren hayvanların ikinci midesi, börkenek.... |
| | rescind | f. lağvetmek, feshetmek, iptal etmek, kaldırmak.... |
| | tangent | s., i. dokunan; geom. teğet kabilinden; i., geom. teğet; tanjant. go off at a tangent birden konu değiştirmek. tangen... |
| | trier | i. tecrübe eden kimse; yargılayan kimse.... |
| | biogenesis | i., biyol. canlı organizmaların sadece canlı organizmalardan geldiklerine ait kuram.... |
| | jove | i., mit. Jüpiter, baş tanrı. By Jove! İng. Vallahi! Allah Allah! Jovian s. Jüpiter gibi, Jüpitere ait.... |
| | grazinq | (i.) otlak.... |
| | queen | i., f., kraliçe; arı beyi (ana arı); satranç vezir, ferz; briç kız; A.B.D., argo ibne; f. kraliçe yapmak. Queen Anne's... |
| | hereditary | miras yoluyla intikal eden irsi kalıtsal soydan geçme hereditar'ily miras olarak |
|
|