 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sexton | (i.) zangoç; küçük ölü hayvanları gömen bir cins böcek, (zool.) Necrophorus.... |
| | shiner | (i.) parlayan veya parlatan şey; çil para; argo morarmış göz; parlak ufak balık.... |
| | malinger | f. yalandan kendini hasta göstermek, hasta pozu yapmak, hastalık taslamak. malingerer i. hasta pozu yaparak vazifeden ... |
| | mast | i. palamut veya kayın kozalağı ve kestane gibi ağaç yemişi (özellikle domuzlara yem olarak kullanılır).... |
| | fit | (s). uygun, münasip, yakışır, yaraşır, Iâyık, elverişli; hazır; zinde, sıhhatli. fit for nothing hiç bir işe yaramaz. f... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | birebir | sovereign. the most efficacious. just the job. one-to-one.... |
| | paslandırmak | corrode. oxidize.... |
| | evre | stage. phase. degree. state.... |
| | lenf | lymph.... |
| | cana yakın | gracious.... |
|
|
|
 |
|
 |
|