| English | Türkçe | | resolve | f., i. karar vermek, tasarlamak; karar vermesine sebep olmak; parçalara ayırıp incelemek; çözmek; halletmek, açıklamak... |
| | total | s., i., f. (-ed, -ing veya -led, -ling ) bütün, tam tamam; top yekun; i. toplam, yekun, tutar; top, hepsi; f. toplamak,... |
| | bunny | i. tavşan, tavşancık.... |
| | prebend | i., İng. katedralin papaza bağladığı tahsisat; bu tahsisatı temin eden vakıf; katedralden tahsisat alan papaz. preben... |
| | vocalist | i. şarkıcı, okuyucu.... |
| | pyro | önek ateş veya sıcaklıga ait.... |
| | inalienable | s. sahibinin tasarrufundan çıkması yasak, satılamaz, devrolunamaz, alınamaz. inalienability i. elden çıkaralamayış. inal... |
| | humorist | i. şakacı kimse, nüktedan kimse; mizahçı, güldürü yazarı.... |
| | sacristan | i. kilisede hizmet eden kimse.... |
| | vignette | nükteli kısa hikâye asmadalı şeklinde süs kitabın başlık sayfasına veya bölüm başlarına konulan ufak süs nakış süslemek süs çizmek kısa hikâye yazmak |
|
|