 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | cross-fertilization | (i). ayrı cinslerden olan çiçekleri çaprazlama yoluyla dölleme.... |
| | helicopter | (i). helikopter.... |
| | bailey | (i). bir derebeyi şatosunun etrafını çeviren dış duvar; şatonun dış avlusu. Old Bailey Londra ağır ceza mahkemesi.... |
| | tankage | i. havuz veya depoya doldurma; havuz doldurma ücreti; havuz veya depo istiap hacmi; mezbaha artıkları.... |
| | unselfish | s. cömert, kendi çıkarını düşünmeyen.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sever | To cut or break open or apart; to divide into parts; to cut through; to disjoin; as, to sever the arm or leg.... |
| | çemen | cummin.... |
| | kat kat | in layers. multiplex.... |
| | arşın | turkish yard.... |
| | pek çok | enormously. far. galore. vast.... |
|
|
|
 |
|
 |
|