| English | Türkçe | | fujiyama | (i). Fujiyama Dağı.... |
| | stagehand | i. sahne görevlisi.... |
| | paleology | i. tarihten evvelki zamanlara ait incelemeler, arkeoloji paleolog'ical s. arkeolojik. paleologist arkeolog.... |
| | woeful, woful | s. keder verici; kederli, hüzünlü; acıklı. woefully z. kederle, hüzünle. woefulness i. hüzün, keder, ıstırap.... |
| | painter | i., den. filika pariması, pruva halatı .... |
| | frosty | (s). don ve ayaz gibi soğuk; buz tutmuş, don yemiş, kırağı düşmüş; soğuk, mesafeli, cana yakın olmayan; saçı ağarmış, ... |
| | phantasy | bak. fantasy.... |
| | batter | (f). sert darbelerle vurmak, hırpalamak; dövmek; eskitmek tahrip etmek; hamle yapmak. battered baby büyükleri tarafından... |
| | courthouse | (i). adliye sarayı, mahkeme binası; ilçe hükümet binası.... |
| | disown | reddetmek inkâr etmek tanımamak kabul etmemek sahip çıkmamak |
|
|