eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-hangi which. whichever. whatever. whatsoever. what.
2-hangi which. whichever. whatever. whatsoever. what. which. what.
3-hangi which.
4-hangisi which. which one. which.
5-hangisi which one. which of them. which.
6-hangisi which. which. whichever.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
şüğEng > Tr16:44:50
ALİŞEng > Tr16:44:07
ğıöüçğıöşEng > Tr16:43:00
skullcapEng > Tr15:32:56
force majorEng > Tr12:50:24
forcemajorEng > Tr12:50:16
paskalEng > Tr12:33:59
ilginçTr > Eng02:16:51
womanEng > Tr17:18:17
SCORPION KINGEng > Tr17:08:42
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
leadwort (i.) dişotu, (bot.) Plumbago europaea....

dwelling (i). ev, ikametgah, mesken. dwelling house, dwelling place ev, ikametgah, mesken, konut....

luncheon i. hafif yemek, hafif öğle yemeği. luncheonette' i hafif yemeklerin satıldığı küçük büfe....

proposition i., f. teklif etme; teklif; k.dili teşebbüs; bir meseleyi arzetme; k.dili uygunsuz teklif; mat. mesele, nazari dava; ...

temptation i. günaha teşvik etme veya olunma; günaha teşvik edici şey veya kimse; yolu şaşırtma....

instal(l)ment i. taksit; kısım, bölüm. installment plan taksit usulü....

pi ,pie i., f. birbirine karışmış matbaa harfi; f. harfleri birbirine karıştırmak....

disciplinary (s(b disiplinle ilgili, inzibata ait; tahsil ve terbiyeye ait....

guava (i.) Amerika'nın sıcak taraflarında yetişen guava ağacı; bu ağacın armut şeklinde yenebilen meyvası....

unconscious şuursuz bilinçsiz baygın psikiy the ile bilinçaltı unconsciously bilinçsiz olarak şuursuzca farkında olmadan bilmeden unconsciousness bilinçsizlik farkında olmayış

TürkçeEnglish
bencillik egotism. solipsism. egoism. self-interest. self-will....

an Acrylonitrile. sweetened puree of cooked red beans....

çatışma aggression. clash. collision. conflict. skirmish. war....

sürat pace. rate. speed. velocity....

öncü leader. pioneer. avant-garde. advance. forward. innovator. avant-gardist. advance courier. forerunner. advance guard. pi...

anlaşılmak be understood. come out. appear. get across. prove. seep in. sink in....

ons Office for National Statistics - Government department responsible for collecting national statistical information The f...

göbek bağı infant's belly band. umbilical cord....

satın almak saten. satensı. dümdüz. pürüzsüz ve parlak. saten. atlas. pürüzsüzleştırmek. perdahlamak. parlatmak....

kurumak to dry to get dry to die to get thin desiccate wither