 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | bisexual | s., biyol. hem erkek hem dişi, iki cinsiyetli, hünsa; bot. kendi kendini aşılayan.... |
| | freshman | (i). bir işe yeni başlayan kimse; kolej veya üniversitenin birinci sınıf öğrencisi.... |
| | sniggle | f., İng. yılan balığı yuvasına olta atarak avlamak; tuzak kurmak, tuzağa düşürmek.... |
| | noneuclidean | (s.), (mat.) Öklit geometri sistemi kurallarından ayrı olan.... |
| | flay | (f). derisini yüzmek, soymak; fena halde azarlamak, haşlamak; zorla veya hile yaparak parasını almak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | taahhütname | affidavit. bond. letter of commitment. covenant. written contract.... |
| | toplanmak | get together. club together. band together. club. meet. group. keep together. accumulate. agglomerate. assemble. build. ... |
| | dırlanmak | yammer.... |
| | yandaş | advocate. exponent. follower. partisan. pro. proponent. supporter.... |
| | melez | crossbred. crossbreed. hybrid. mestizo. mongrel. half-bred.... |
|
|
|
 |
|
 |
|