 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sandwich | i., f. sandviç; f. sandviç yapmak; iki şey veya madde arasına sıkıştırmak. sandwich man k.dili önünde ve arkasında ilâ... |
| | senorita | i., İsp. bayan (kız).... |
| | python | i. Delfi civarında Apollon tarafından öldürülmüş olan çok büyük bir yılan; k.h. piton, zool. Python.... |
| | nightshirt | (i.) erkeklerin giydiği gecelik entarisi.... |
| | lust | i., f. şehvet, şehvet düşkünlüğü; nefsaniyet; çok kuvvetli ve karşı konulamaz arzu; arzu, heves, düşkünlük; f. şehvetl... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | tip | A piece of stiffened lining pasted on the inside of a hat crown.... |
| | paralı | paid. paying. coin-operated. coin-op. moneyed. rich. wealthy. flush. heeled. loaded. mercenary. well-heeled.... |
| | muayenehane | doctor's office. consulting room. surgery.... |
| | sabırsız | impatient. agog. eager. on edge. rash. restive. solicitous.... |
| | yayınevi | publishing house.... |
|
|
|
 |
|
 |
|