| English | Türkçe | | crush | (i). ezme, baskı, sıkma; kalabalık, izdiham;(k).dili şiddetli ve geçici sevgi, tutku, düşkünlük.... |
| | phone | i., f., k.dili telefon; f. telefon etmek.... |
| | o, o | (i.) İngiliz alfabesinin on beşinci harfi; O şeklinde şey; sıfır; (kim.) oksijen; ohm.... |
| | pineapple | i. ananas, bot. Ananas comosus.... |
| | extrovert | (i)., (psik). dışa dönük karakter, başkalarıyla ilgilenen kimse.... |
| | cozy | (s)., (i). rahat, sıcak, samimi, hoş; (i). çaydanlık örtüsü.... |
| | watering | i., s. sulama; suvarma; hareleme; s. sulayan, sulayıcı; sahildeki; kaplıcaya yakın. watering place içmeler, maden sul... |
| | starling | i. köprü ayağının etrafına kakılan kazıklar.... |
| | palatine | s., i. damakla ilgili veya damağa ait; i. damak kemiği. palatine bone damak kemiği. palatine vault damak kemeri.... |
| | sitz bath | oturularak yıkanılan küvet |
|
|