| English | Türkçe |
| venal | s. satın alınır rüşvetle kandırılır, para ile elde edilir; onurunu satmaya hazır. venal'ity i. nüfuz ve yetkisini satma... |
|
| cockscomb | (i). horoz ibiği; horoz ibiği çiçeği; züppe kimse.... |
|
| batten | (i). ince tahta parçası, tiriz, takoz: den. tiriz, yelkenleri düz tutmak için içine geçirilen ince tahta parçası. batten... |
|
| otherworldly | s. öteki dünya işlerine dalmış, bu dünyadan olmayan; hayali işlerle meşgul. otherworldliness i. öteki dünya işlerine d... |
|
| hilltop | (i). doruk.... |
|
| posit | f. tespit etmek; önermek, var saymak, öne sürmek.... |
|
| ford | (i)., (f). ırmakta yürüyerek geçilen sığ yer; (f). sığ yerden yürüyerek geçmek. fordable (s). yürüyerek geçilebilir.... |
|
| perquisite | i. maaştan ayrı gelir; muntazaman verilen bahşiş; bir kimsenin hakkı olan imtiyaz.... |
|
| fatalism | (i). kader ve kısmete boyun eğme, tevekkül; her şeyi kadere bağlama inancı, fatalizm, kadercilik.... |
|
| lima | Perunun başşehri Lima |
|