| English | Türkçe | | cruel | (s). zalim, gaddar, insafsız, merhametsiz; çekilmez, dayanılmaz; çetin, müşkül. cruelly (s). zalimane, insafsızca. cru... |
| | postposition | i. sonrasına koyma veya konma; bir kelime sonuna ilave edilen kelime veya ek.... |
| | mezzotint | i., f. bir çeşit bakır veya çelik klişe; f. böyle klişe ile resim basmak.... |
| | wave | f. dalgalanmak; sallanmak; sallamak; dalgalandırmak, dalga dalga etmek. ondüle yapmak; harelemek; elle işaret etmek. w... |
| | seduction | i. iğfal, ifsat, ayartma, baştan çıkarma, namusuna leke sürme; baş tan çıkarıcı şey.... |
| | talaria | i., çoğ., mit. ayak bileğine bağlı küçük kanatlar veya kanatlı sandallar.... |
| | mickey mouse | Miki Fare; A.B.D., (argo) hava cıva şey; karışlk durum; çok kolay ders; basit, kolay, önemsiz.... |
| | trailingarbutus | i. fundagillerden pembe çiçekli her dem taze bir bitki, bot. Epigaea repens.... |
| | caprice | (i). kapris, yersiz istek ve davranış; kaprisli oluş; (müz). kapriçiyo.... |
| | overcast | cast karartmak sürfle yapmak bulutlarla kaplı kasvetli sürfle yapılmış kaplama |
|
|