| English | Türkçe | | bloodily | z. zalimce, kana susamış bir halde.... |
| | azalea | (i). Amerikan hanımeli, açalya, (bot). Rhododendron.... |
| | inspect | f. teftiş etmek, muayene etmek, yoklamak, bakmak. inspection i. muayene, yoklama, teftiş.... |
| | hankypanky | (i.), (k.dili) hilekârlık, sinsilik; ABD, argo zina .... |
| | nighthawk | (i.) çobanaldatan, keçisağan, (zool.) Caprimulgus europaeus; geceleri geç yatma adeti olan kimse.... |
| | axletree | (i). araba dingili.... |
| | whelp | i., f. köpek veya yırtcı hayvan yavrusu; enik, encik; it; it herif; f. eniklemek, enciklemek.... |
| | slick | s., i., z., f. düz, parlak ve kaygan; yüze gülen; k.dili. kurnaz; hilekâr; yağlı (saç); gürbüz, sıhhatli; (argo) hoş; ... |
| | bibliog | kıs. bibliography.... |
| | stall | ahır ahırda tek at için yapılmış bölme küçük dükkân hav hız kaybedip bocalama: Oto motorun durması orkestra üyelerinin veya kilise korosunun oturduğu kısmen kapalı yer araba park edecek yer yaralı parmak sargısı dili oyun düzen |
|
|