| English | Türkçe | | scale | i., f terazi gözü, kefe; çoğ. terazi; ing., b.h., (şiir) Terazi burcu; f. tartmak, teraziye vurmak. a pair of scales bi... |
| | ihram | i. ihram.... |
| | neurology | i. sinirbilim, nevroloji. neurolog'ical s. sinirbilime ait. neurol'ogist i. sinir mütehassısı, asabiyeci.... |
| | reynard | i. eski bir hayvan hikâyesinde tilkinin adı; k.h. tilki.... |
| | obstreperous | (s.) gürültücü, şamatacı, yaygaracı; ele avuca sığmaz, idaresi güç, haylaz. obstreperously (z.) haylazca. obstreperousn... |
| | parotid | s., i., anat. kulakaltı tükürük bezleri ile ilgili, bu bezlerin etrafında bulunan; i. kulakaltı tükürük bezleri.... |
| | dagger | (i). kama, hançer, bıçak. Iook daggers at someone bir kimseye öfke ile bakmak.... |
| | unjustifiable | s. gereksiz, yersiz .... |
| | briar | bak. brier.... |
| | cinderella | Sinderella güzelliği ve değeri anlaşılmamış kız |
|
|