| English | Türkçe |
| extravaganza | (i). fantezi, zarif ve hayal gücüne dayanan müzik veya piyes.... |
|
| turco | i. Cezayir'de eski Fransız ordusunda piyade eri.... |
|
| specification | i. tayin, belirtme; belirli bir türden olma; ayrıntılarıyle tanımlama; muayyen bir madde veya keyfiyeti belirtme; bir ... |
|
| heeler | (i). kunduracı; argo bir politikacının adamı. ward heeler semtin oylarını kazanmaya çalışan kimse.... |
|
| sanguine | s. ümitli; emin; neşeli; gayretli; kan gibi kırmızı, kan renginde; kanı çok. sanguinely z. ümitle. sanguineness i. üm... |
|
| honkytonk | i., A.B.D, argo gürültülü ve pis bir taverna.... |
|
| phonate | f. seslendirmek. phona'tion i. seslenim.... |
|
| inadvisable | s. tavsiye edilemez; makul olmayan; akla uygun olmayan. inadvisability i. makul olmayış.... |
|
| turnip | i. şalgam, bot. Brassica rapa.... |
|
| tycoon | dili çok zengin ve nüfuzlu iş adamı eskiden yabancıların Japon ordusu kumandanlarına verdiği ad |
|