| English | Türkçe | | roundish | s. yuvarlakça, değirmice.... |
| | soapsuds | i., çoğ. sabun köpüğü.... |
| | muck | i., f. gübre, yaş gübre; bataklık çamuru; pislik; f. gübrelemek; k.dili kirletmek, pisletmek. muck heap gübre yığını. m... |
| | perpend | f., (eski) etraflıca düşünmek, zihinde tartmak, mülâhaza etmek.... |
| | evangel | (i.) İncil'in getirdiği haber; İncil kitaplarından biri; iyi haber, müjde.... |
| | didymous | (s). (bot). (zool). iki eş parçadan ibaret olan, çift büyüyen, ikiz.... |
| | bachelor | (i). bekâr erkek, evlenmemiş erkek; fen veya edebiyat fakültesi mezunu; bir başkasının bayrağı altında hizmet eden... |
| | community | (i). aynı yerde veya aynı şartlar altında yaşayan insan topluluğu; toplum, cemiyet; ahali, halk, amme; müşterek tasarruf... |
| | silentiary | i. sükut ve düzeni korumakla görevli kimse, mübaşir; Roma imparatorluğu'nda devlet sırlarını saklamaya ant içmiş memu... |
| | eventide | şiir akşam akşam vakti |
|
|