| English | Türkçe | | cockbill | (f)., (den). Iengeri fondaya alesta etmek.... |
| | spiritualism | i. ispritizma. spiritualist i. ispritizmaya inanan kimse. spiritualistic s. ispritizma ile ilgili.... |
| | chiromancy | (i). el falı.... |
| | disapprobation | (i). beğenmeyiş, uygun görmeyiş, tensip etmeyiş, tenkit; memnuniyetsizlik, hoşnutsuzluk.... |
| | meet | s. uygun, münasip, yakışır.... |
| | effectuate | (f). icra etmek, tatbik mevkiine koymak; üstesinden gelmek, başarmak.... |
| | demure | (s). uslu, yumuşak başlı, kuzu gibi; alçak gönüllü, mütevazı; ağır başlı, ciddi; cilveli; sahte vakarlı. demurely (z). a... |
| | insulin | i. insulin, pankreas bezesinin çıkardığı bir madde (şeker hastalığında vücuda ilâç olarak zerkolunur).... |
| | death | (i). öIüm, öIme, vefat; katil, ölüme sebebiyet veren şey. deathbed (i). ölüm döşeği. deathblow (i). öIdürücü darbe. dea... |
| | grounder | yere vurulunca zıplayan top |
|
|