| English | Türkçe |
| unimproved | s. ıslah olmamış işlenmemiş; sürülmemiş (toprak); iyileşmemiş. unimproved road toprak yol.... |
|
| unseaworthy | s. denize çıkmaya elverişsiz.... |
|
| tarbrush | i. katran fırçası.... |
|
| agape | (i). sevgi, muhabbet.... |
|
| protomorphic | s., biyol. ilkel bir yapısı veya karakteri olan. pro'tomorph i. en ilkel veya en basit biçim veya yapı.... |
|
| coronary | (s)., (i). taç ile ilgili; (tıb). kalbi besleyen damarlara ait: i kalp damarlarının kan pıhtısı ile tıkanması.... |
|
| will | f. (would, (eski) wilt; wouldest, wouldst) gelecek zaman: -ecek. (istek), (kararlılık): I will win this game Bu oyunu ... |
|
| footage | (i). kademlik, (arsa kenarı, filim, tahta) uzunluk; (mad). çalışmaya göre ödenen para.... |
|
| galantine | i, ahçl galantin, ke miksiz haslanmlş dana ve piliç söğüşü... |
|
| rout | bozgun düzensiz kalabalık halk yığını ayaktakımı huk birkaç kişinin ayaklanma niyetiyle bir araya toplanarak huzuru bozması bozguna uğratmak |
|