| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | liquorish | bak. lickerish.... |
| | scattering | i., s. az miktar; serpinti; dağılış, saçılma; s. serpilmiş.... |
| | gamebag | i av ,cantası... |
| | frater | (i)., eski manastır yemekhanesi.... |
| | mellifluent , -luous | s. bal gibi akan, bal gibi tatlı. mellifluence i. tatlı dil. mellifluently, fluously z. tatlı dilli.... |
| | underpin | f. alttan takmak veya desteklemek, altına destek koymak. underpinnings i., çoğ. duvar temeli; k.dili. ayaklar.... |
| | affiliate | (f). (i). yakın ilişki kurmak, sıkı münasebette bulunmak; evlât edinmek; (huk). baba tanımak; aslını ve soyunu tayin... |
| | yiddish | i., s. İbranice ile karışık bir Alman lehçesi, Eskenazi dili; s. Eskenazi diline ait.... |
| | rissole | s., Fr. yağda pişirilip kahverengi olmuş.... |
| | demonstrate | ispat etmek göstermek açımlamak tatbikatla izah etmek nümayiş yapmak gövde gösterisinde bulunmak göstererek ders vermek demonstra'tioni ispat delil nümayiş gösteri sergi tatbikat dersi demonstrative diman'strıtiv ispat eden gösteren izhar eden tasrih eden gram işaret zamiri demonstrative adjective gram işaret sıfatı demonstrative pronoun gram işaret zamiri dem'onstrator ispat eden şey veya kimse tatbikat öretmeni nümayişçi |
|
|
|
|