| English | Türkçe |
| broadside | i., den. borda; borda ateşi: geniş taraf: kötü muamele: eskiden halka dağıtılan bir yanı basılmış el ilanı.... |
|
| ending | i. son, nihayet, hitam; uç, baş; gram. takı, sonek.... |
|
| laver | (i.), (bot.) Porphyra türünden yenebilen bir çeşit mor renkli deniz bitkisi.... |
|
| songster | i. şarkıcı, okuyucu, hanende; ötücü kuş; şair; halk şarkıları kitabı. songstress i. şarkıcı kadın.... |
|
| substratum | i (çoğ., -s, -ta) temel; alt tabaka; fels. dayanak, asıl sebep.... |
|
| quintal | i. yüzlük ağırlık ölçüsü; 100 kiloluk ağırlık.... |
|
| blepharitis | i., tıb. göz kapaklarının iltihabı, blefarit.... |
|
| diadem | (i)., (f). taç, ufak taç; hüküm darlık alameti olarak başa bağlanan kumaş parçası; hükümdarlık; (f). taç giydirmek. di... |
|
| toff | i., İng., (argo) kibar adam.... |
|
| tortuous | eğri büğrü dolambaçlı büküle kıvrıla uzayan hileli |
|