 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | development | (i). gelişme, inkişaf, tekâmül, ilerleme, terakki; meydana çıkma, zuhur; (biyol). açılma, gelişme; (A.B.D). site. deve... |
| | unceasing | s. devamlı, aralıksız, fasılasız; sonsuz, ebedi.... |
| | gerbil | i. Garbillinae familyasının kemiriciler takımından arka bacakları uzun olan tüylü kuyruklu ufak bir hayvan.... |
| | rowdy | i., s. külhanbeyi, karışıklık çıkarmaya meyilli kimse; s. külhanbeyi gibi. rowdiness, rowdyism i. külhanbeylik. rowdyish... |
| | simony | i. papazlık rütbesi veya makamı alım satımı; kutsal tutulan şeylerden kar çıkarma.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | betik | book. letter. document.... |
| | mors | Roman god of death; counterpart of Thanatos.... |
| | sabuncu | maker or seller of soap.... |
| | lumbago | Good fortune; favorable issue or event.... |
| | ohm | The unit by which electrical resistance is measured One ohm is equal to the current of one ampere which will flow when a... |
|
|
|
 |
|
 |
|