| English | Türkçe | | chamberlain | (i). mabeyinci, teşrifatçı; kâhya, kethüda; muhasebeci, haznedar.... |
| | big | s. büyük, iri, kocaman, cüsseli; gebe; büyümüş; mühim, etkili; yüksek ruhlu, a1i; yuksek (ses). Big Ben ingiliz parlamen... |
| | adjudge | (f). hüküm vermek.... |
| | levite | i. Levi kabilesinden biri, bilhassa Tevratta Musevi tapınağı kâhinlerinin yardımcısı.... |
| | equiangular | (s.) eş köşeli, eşit açılı... |
| | viscera | i., çoğ. insan veya hayvanın iç uzuvları, ahşa, bağırlar. visceral s. iç uzuvlara ait. viscerate f. bağırsaklarını çıka... |
| | obligee | (i.), (huk.) alacaklı.... |
| | crew | (i). tayfa, mürettebat; takım; güruh, sürü, kitle, kalabalık. crew cut (ABD). alabrost ıraş, asker tıraşı. crew neck ... |
| | semitrailer | i. yalnız arka tekerlekleri olan römork.... |
| | shive | kıymık |
|
|