 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | fallout | (i). nükleer bir patlama sonucu meydana gelen radyoaktif zerrelerin atmosferde aşağı doğru inmesi.... |
| | seismometer | i. sismometre, yersarsıntılarının süre, şiddet ve yönünü kaydeden alet.... |
| | debilitate | (f). takatini kesmek, kuvvetten düşürmek , zayıflatmak. debility (i). zayıflık, takatsizlik, kuvvetsizlik; anormal dere... |
| | autochthonic, autochthonous | (s). yerli, kadim.... |
| | magnum | i. şarap veya sert içkilere mahsus büyük şişe (1,5 litre). magnum opus edebiyat veya sanatta şaheser; bir şahsın en büyü... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | maden suyu | mineral water.... |
| | kahramanca | heroic.... |
| | tanışıklık | acquaintance. acquaintanceship.... |
| | an | It is used before nouns of the singular number only, and signifies one, or any, but somewhat less emphatically.... |
| | diferansiyel | differential. differential gear.... |
|
|
|
 |
|
 |
|