 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sponge | i., f. sünger; sünger gibi emici şey; k.dili. asalak, tüfeyli, parazit; mayalanmış ve dinlenmeye bırakılmış hamur; pla... |
| | atrophy | (i)., (tıb). gıdasızlıktan zayıflama, bedenin zayıflayıp kuruması; dumur,atrofi körelme.... |
| | edit | (f). başkasının yazdığı bir yazıyı basılmak üzere hazırlamak, telif etmek; düzeltmek, düzenlemek; bir gazetede mesül mü... |
| | dig | (i). hafriyat, kazı; (k).dili iğneli söz, kinaye, dokunaklı söz. digs (i)., (çoğ)., (ing)., (k).dili pansiyon. take a d... |
| | clever | (s). akıllı; zeki; becerikli; kabiliyetli. cleverhl (z). akılca, zekice. cleverness (i). akıllık; beceriklilik.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kriz | attack. crisis. fit of hysteries. fit. conjuncture.... |
| | belli başlı | main. eminent. notable. well-known.... |
| | talim | drill. exercise. teaching. instruction öğretim. practice. training. instruction.... |
| | kızılca | reddish.... |
| | spastik | spastic.... |
|
|
|
 |
|
 |
|