 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | rabbi | i. haham, Musevi din lideri. Grand Rabbi hahambaşı. rabbinate i. hahamlık, hahamhane. Rabbin'ic i. ortaçag başlarında ... |
| | asafetida | (i). şeytantersi, çadıruşağı otu, kötü kokulu bir sinir ilâcı.... |
| | alternator | (i). dalgalı elektrik akımı veren üreteç, alternatör.... |
| | tender | s. nazik, kolay üzülür, kolay incinir; ufak şeyden etkilenir; zayıf, olgunlaşmamış; müşfik, merhametli, şefkatli; dokun... |
| | wolf | i. (çoğ. wolves) f. kurt, zool. Canis lupus; yırtıcı ve vahşi adam; biyol. kurt, kurtçuk; müz. sazlarda kusurlu titreşi... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | hükümsüz | invalid. null. void. abolished. null and void geçersiz.... |
| | hisli | sensitive. easily moved or affected.... |
| | atfetmek | attribute. to attribute. to ascribe to. to refer to. to impute to. to accredit with.... |
| | deste | book. bunch. bundle. wad. bouquet. packet. package. pack. deck.... |
| | oranlamak | to calculate. to estimate. to compare one thing with another.... |
|
|
|
 |
|
 |
|