 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | witch | i., f. sihirbaz kadın, büyücü kadın; cadı, acuze, kocakarı; büyüleyici güzellikte kadın; yaramaz kız; f. büyülemek, me... |
| | florid | (s). kırmızı, yüzüne ateş basmış (yüksek tansiyondan); çok süslü.... |
| | inducement | i. sebep, saik, vesile; ikna, teşvik, tahrik.... |
| | purchase | i. satın alma, mübayaa, iştira, alım; satın alınan şey; kaymasın diye sıkı tutma; kaymasın diye bir şeyi sıkı tutmak ... |
| | dust | (f). toz serpmek; toz almak, fırçalamak, tozunu silkmek; toz haline getirmek; tozlanmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | tümgeneral | major general. air marshal.... |
| | görevdaş | co worker.... |
| | tender | Easily impressed, broken, bruised, or injured; not firm or hard; delicate; as, tender plants; tender flesh; tender fruit... |
| | kırkım | shearing. clipping. shearing season.... |
| | çalkalamak | to agitate. to shake. to rinse. to wash out. to beat. to vibrate. to float. churn.... |
|
|
|
 |
|
 |
|