 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | champerty | (i)., (huk). başkasına ait olan bir dava hakkının satın alınması.... |
| | verbigerate | f., psik. arka arkaya manasız kelimeler sıralamak, kelime salatası yapmak.... |
| | justification | i. haklı çıkarma veya çıkma, mazur gösterme; huk. iftira davalarında sanığın iddialarının doğruluğunu ispat etmesi; ma... |
| | buggy | i., A.B.D. dört tekerlekli hafif ve tek atlı araba; çocuk arabası.... |
| | depilate | (f). tüylerini veya kıllarını almak; tüylerini veya kıllarını yok etmek. depilatory (s)., (i).kıl döken (ilaç).... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | teşkilatlandırmak | to organize.... |
| | fesih | abolition. cancellation. dissolution. annulment. cancel. rescission. denouncement. invalidation. cassation. defeasance. ... |
| | kozmetik | a cosmetic. dope. paint.... |
| | tecrübeli | experienced. experienced deneyimli.... |
| | yo | The hard, male, light, or positive principle of nature. a highly-scientific term meaning: 'Eureka, I have found it!'.... |
|
|
|
 |
|
 |
|