 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | gustation | (i.) tatma, tadına bakma.... |
| | sizzler | i., k.dili. çok sıcak bir şey.... |
| | sneak | f., i. sürünerek yavaşça ve gizlice savuşmak veya sokulmak; sinsice hareket etmek; i. korkak ve alçak adam, sinsi kims... |
| | theatrical | (s.), (i.) tiyatroya ait, temsili, gösteriş kabilinden, yapmacık, sahte; (i.), (çoğ.) amatörler tarafından oynanılan p... |
| | lackey | (i.), (f.) uşak, erkek hizmetçi; dalkavuk, çanak yalayıcı; (f.) hizmetçilik yapmak, uşaklık etmek.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | tutarak | fit. seizure. epilepsy sara.... |
| | Yunan | grecian. greek. hellenic. greek.... |
| | treyler | trailer.... |
| | gençlik | young. youth.... |
| | ekli | added on. joined. attached. accompanying. annexed. subjoined.... |
|
|
|
 |
|
 |
|