| English | Türkçe | | advocate | (f). savunmak, müdafaa etmek, sahip çıkmak, korumak.... |
| | yestermorning | i. dün sabah.... |
| | bacchus | (i). Baküs, eski Yunan şarap tanrısı.... |
| | revet | f. (-ted, -ting) toprak kaymasına engel olmak için meyilli duvar çekmek, kaplama duvarı yapmak. revetment i. istihkâmla... |
| | conductor | (i). kılavuz, önder, lider, şef; (A.B.D). kondoktör, biletçi; orkestra veya koro şefi; müdür, idareci; iletken madde, g... |
| | scalawag | i., k.dili haylaz kimse, ciğeri beş para etmez adam.... |
| | chock | (i). odun parçası, takoz; (den). yomalık büyük kurt ağzı; kızak.... |
| | extrude | (f). itip çıkarmak, ihraç etmek; suyunu çıkarmak, sıkmak. extruded rods yumuşak halde iken deliklerden geçirilen demir ç... |
| | align | (f). sıraya dizmek, sıraya koymak. alignment (i). sıraya dizme; hiza çizgisi; iki nokta arasında muhayyel bir doğru ... |
| | vhf | kıs very high frequency |
|
|