| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | january | (i.) ocak ayı.... |
| | stance | i. duruş; tutum; golfta topu çelerken bacakların aldığı vaziyet.... |
| | uncover | örtüsünü kaldırmak, açmak; örtüsünü açarak göz önüne sermek; açığa çıkarmak; hürmetle şapkasını çıkarmak. uncovered s.... |
| | sideslip | f. (-ped, -ping) i. yan kaymak; hav. yan inişi yapmak; i. yana kayma; yan iniş; ağaç filizi.... |
| | swamp | i., f. batak, bataklık; f. bataklığa batırmak; içine su doldurup batırmak, içine dalga girip batırmak; yağdırmak; batağ... |
| | enmity | i. düşmanlık, husumet kötü niyet besleme.... |
| | moiety | i. yarım, yarı; parça, kısım, pay.... |
| | voracious | s.doymaz, doymak bilmez, obur.voraciously z.oburcasına. voraciousness, voracity i. oburluk.... |
| | watchword | i. parola; düstur.... |
| | affirmative | olumlu müspet tasdik edilen müspet iddia tartışmada olumlu tezi savunanları tutan taraf olumlu cevap decided affirmative kuvvetli ve olumlu karar in the affirmative ispat ve tasdik anlamında olumlu müspet The affirmative has it olumlu taraf kazandı affirmatively teyit ederek olumlu olarak |
|
|
| Türkçe | English | | ark | Arkansas.... |
| | yayılmak | circulate. diffuse. disperse. extend. exude. fill. spread. stretch.... |
| | gözetleme | observing. watching. peeping. spying on. surveillance. observation. look-out. lookout. peek.... |
| | canavarlık | atrocity. savagery. ferocity. monstrosity.... |
| | site | Can refer to a web page, a location of information such as a telnet or ftp.... |
| | salt | BATHS - Crystals are soaked in a bath of course salt and luke warm water overnight or during the day Sometimes this is a... |
| | vatan hainliği | high treason. lese-majesty.... |
| | amyant | asbestos rockwood. amianthus. mineral wool.... |
| | bükünmek | to writhe (with pain.... |
| | dokumacı | weaver |
|
|
|