| English | Türkçe | | hypnagogic | s. uyutucu, uyku verici (ilaç v.b.); uykuya dalarken duyulan (his, rüya).... |
| | muddle | f., i. karıştırmak, yüzüne gözüne bulaştırmak; becerememek; i. karışıklık; şaşkınlık, sersemlik; karışık şey, karmakarış... |
| | likely | s., z. muhtemel; iyi, güzel; uygun; z. ihtimal ki, belki, galiba.... |
| | rugged | s. arızalı, pürüzlü, engebeli; düzensiz; bakımsız, karmakarışık; sert, haşin; kaba, terbiyesiz; kulak tırmalayıcı; sı... |
| | overflowing | s. pek bol; taşkın.... |
| | unleaded | s. kurşunsuz; kurşunları çıkmış; matb. satır araları anterlinsiz.... |
| | deciliter | (i). desilitre.... |
| | hemline | (i)., (terz). elbise veya paltonun etek ucu, etek boyu.... |
| | telic | s. amaçlı, gayeli.... |
| | flock | sürü küme: güruh kalabalık yığın: cemaat grup zümre: sürü halini almak sürü halinde gitmek toplanmak üşüşmek |
|
|