| English | Türkçe | | windy | s. rüzgarlı, rüzgarı çok; rüzgar gibi, değişken; fırtınalı; hızlı; gaz yapan; havai; geveze; övüngen. windiness i. rüzg... |
| | lake | (i.) mora çalan koyu kızıl boya.... |
| | piazza | i. bilhassa italyan şehirlerinde meydan, piyasa yeri; üstü kapalı direkler altı; A.B.D. ev balkonu, veranda.... |
| | glorify | f. methetmek, övmek, göklere çıkarmak, büyültmek, yükseltmek, yüceltmek, ululamak, fazlasıyla büyültmek.... |
| | whir , (ıng.) whirr | f. (-red, -rin) i. vızlamak, vızıldamak, pırlamak; i. vızıltı, pırlama sesi; zırıltı; karışıklık.... |
| | eyeshot | (i). bakış, nazar; görüş mesafesi, rüyet.... |
| | farmhouse | (i). çiftlik evi.... |
| | conversant | (s)., with (ile). aşina olan, erbap, yakından bilen, iyi bilen.... |
| | unwonted | s. 3det dışl, alışılmamış, nadir .unwontedly z. alışılmamış şekilde.... |
| | anglo-saxon | Anglosakson |
|
|