| English | Türkçe |
| rambunctious | s., k.dili neşeli, gürültülü; deliduman, delişmen.... |
|
| racy | s. kendine has tadı olan (şarap); canlı, zinde; açık saçık.... |
|
| barb | (i)., (f). olta çengeli; ok ucu; kanca; kuş tüyünün bir kılı; (bot)., zool. sakala benzer kısım; kısa ve kalın gagalı gü... |
|
| betimes | z. vaktinde, çok geçmeden, erkenden.... |
|
| doityourself | (s)., (A.B.D.)., (k.dili). yardımsız yapılabilecek şekilde hazırlanmış.... |
|
| inconsequent | s. birbirini tutmayan, irtibatsız; mantıksız; konu dışı. incon'sequence i. mantıksızlık; irtibat sızlık. inconsequen'... |
|
| beeswax | i., f. balmumu; f. balmumu sürmek, balmumu ile cilalamak.... |
|
| drumfish | (i)., (zool). Sciaenidae familyasından davul sesi çıkaran bir çeşit balık.... |
|
| selfsacrifice | i. fedakarlık.... |
|
| heel | den bir yana yatmak veya yatırmak gemi |
|