| English | Türkçe | | franc | (i). (Fransa, Belçika, isviçre) para birimi, frank; eskiden altın sonradan gümüş olarak basılan Fransız parası, frank.... |
| | gunner | (i.) topçu; topçu subayı; avcı.... |
| | habitue | (i.) müdavim, daimi ziyaretçi.... |
| | faze | (f)., (A.B.D)., (k).dili telâşa düşürmek, iki ayağını bir pabuca sokmak; düşündürmek.... |
| | neurotherapy | i., tıb. sinir hastalığı tedavisi.... |
| | sedum | i. damkoruğu, kayakoruğu, bot. Sedum.... |
| | optician | i. gözlükçü, dürbüncü.... |
| | object | (i.) şey, madde, görülür veya dokunulur şey, nesne, obje; hedef, nişan, amaç; (gram.) nesne. object at issue (huk.) a... |
| | syn- | (önek) ile, ile beraber, aynı zamanda.... |
| | nissen hut | çelikten yapılmış yarım silindir şeklinde portatif bina baraka |
|
|