 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | complement | (i)., (f). tamamlayıcı herhangi bir şey, tümleç; tüm, bütün; (geom). bir dar açıyı dik açı haline getirmek için gerekli ... |
| | unwitting | s. farkında olmayan; kasıtsız. unwittingly z. istemeyerek, bilme yerek, farkında olmadan .... |
| | scornful | s. hakaret dolu, tahkir eden, ağır scornfully z. istihfafla, tepeden bakarak. scornfulness i. küçümseme, istihfaf.... |
| | pearl | i. inci; inci gibi şey; inci rengi; sedef; matb. beş puntoluk harf. pearl barley kabuğu soyulmuş ve yuvarlak hale getir... |
| | eight | (s)., (i). sekiz; (i). sekiz rakamı (8, Vlll); sekiz kısımdan ibaret olan şey; yarış kayığında kürek çeken sekiz kişil... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ah | After Hijra: the event of the Prophet's migration from Makkah to Madina is known as Hijra and marks the beginning of the... |
| | cesaretsizlik | cowardice.... |
| | damızlık | brood. stud. kept for breeding. stock. stud.... |
| | engerek | adder. viper.... |
| | çizelge | schedule. table. chart tablo.... |
|
|
|
 |
|
 |
|