| English | Türkçe | | field | (i)., (f). çayır, kır, otlak, mera; tarla; saha, meydan, alan; savaş meydanı; oyun sahası; bir yarışmaya katılanlar; f... |
| | laryngology | (i.) tıbbın boğaz ve boğaz hastalıkları bölümü, larengoloji.... |
| | sponge | i., f. sünger; sünger gibi emici şey; k.dili. asalak, tüfeyli, parazit; mayalanmış ve dinlenmeye bırakılmış hamur; pla... |
| | metallurgy | i. metalurji metallur'gic(al) s. metalurjiye ait. metallurgist i. metalurji uzmanı.... |
| | envenom | f. zehirlemek, zehir katmak; acılık vermek; kin aşılamak, bozmak.... |
| | el | bak. elevated railway... |
| | tablewater | i., (İng.) maden suyu.... |
| | reach | (i.) uzatma; uzanma, yetişme; erişme; erim, menzil; etki alanı, alan, görüş sahası; düz uzam; (den.) volta seyrinde zi... |
| | isomeric | (s.), (kim.) izomerili. isom'erism (i.) izomeri.... |
| | womb | rahim döl yatağı menşe |
|
|