| English | Türkçe |
| fusion | i erime, eritme; eritip birleş tirme; birlestirme; pol partilerin birleşmesi; fiz atomlann kaynamasyndan meydana gelen... |
|
| whistler | i. ıslık çalan kimse; ıslıkla şarkı söyleyen kimse; kanatları ile ıslık sesi çıkaran bir çeşit kuş.... |
|
| iberia | i. İberya; İberik yarımadası; eski Gürcistan. Iberian s., i. iberik yarımadasında yaşamış olan eski bir Avrupa kavmine ... |
|
| ashen | (s). kül gibi; kül rengi, soluk renkli; dişbudak ağacına ait veya ondan yapılmış.... |
|
| entirety | i. tamamlık, mükemmellik, bütünlük; yekparelik; tüm, bütün. in its entirety bütünü ile, tamamen.... |
|
| storyteller | i. hikaye anlatan kimse, masalcı; k.dili. yalancı kimse.... |
|
| frisette | (i). dalgalı saç Iülesi, frize.... |
|
| insomnia | i. uykusuzluk, uyuyamazlık. insomniac i. uykusu zor gelen kimse.... |
|
| footpace | (i). yavaş yürüyüş; merdiven sahanlıgı; ufak sahne.... |
|
| aviso | haber bilgi malumat muhabere gemisi avizo |
|