| English | Türkçe |
| epiphyte | (i.), (bot.) asalak olmadığı halde başka bir bitkinin üstünde büyüyen bitki, üsbitken bitki. epiphytic (epıfit'ik) (s.) ... |
|
| sukiyaki | i. Japonya'da sofrada pişirilen bir çeşit türlü.... |
|
| constructionist | (i). kanun tefsircisi.... |
|
| software | i. kompütöre verilen plan, program ve belletmeler.... |
|
| vivisection | i. fenni amaçlarla diri hayvan üzerinde yapılan açımlama. vivisectionist i. böyle teşrih yapan kimse.... |
|
| hist | (kıs). historian, historical, history.... |
|
| bulwark | i. siper, istihkâm, dıştan gelecek bir tehlikeye karşı herhangi bir tedbir. bulwarks i., den. küpeşte.... |
|
| cometary | (s). kuyrukluyıldız gibi veya ona ait.... |
|
| gianders | i., bayt. at cinsinden hayvanlara mahsus nezle gibi fakat çok tehlikeli bir hastalık, sakağı, ruam. glandered s. bu has... |
|
| vaevictis | Lat Vay yenilenin haline |
|