| English | Türkçe | | mull | f. (şarap veya elma suyunu) kaynatıp içine şeker ve baharat katmak.... |
| | heiress | (i). kadın mirasçı.... |
| | zoospore | i., biyol. zoospor.... |
| | roll | f. yuvarlamak; çevirmek, devirmek; top etmek, sarmak; kalın sesle söylemek; açmak, oklava ile açmak; haddeden geçirmek... |
| | foretopsail | (i). pruva gabya yelkeni.... |
| | even | (s.) düz, düzlem, müstevi; eşit, müsavi; düzenli, muntazam; doğru, tarafsız,bitaraf; paralel, muvazi, denk, aynı seviyed... |
| | thesis | i. (çoğ. theses) sav, dava, kaziye, iddia, önerme; tez, inceleme, araştırma; man tez, sav; müz., (şiir) mısraın vurgulu... |
| | seafarer | i. gemici.... |
| | innocuous | s. zararsız, incitmeyen. innocuously z. zararsızca.... |
| | hicjacet | Lat burada yatıyor burada gömülüdür mezar kitabesi |
|
|