| English | Türkçe |
| mislike | f. beğenmemek, hoşlanmamak.... |
|
| ignominy | i. rezalet, alçaklık; namussuzca iş, kepazelik.... |
|
| bursary | i. manastır veznedarlığı; iskoç bir kolej tarafından verilen burs.... |
|
| cowberry | (i). kırmızı yaban mersini, (bot). Vaccinium vitis-idaea.... |
|
| spatterdash | i, gen. çoğ. çamura karşı giyilen uzun tozluk, çamurluk.... |
|
| bailee | (i)., (huk). emanetçi, kendisine saklamak için verilen malı kabul eden kimse.... |
|
| cloister | (i)., (f). manastır; bir binaya bitişik üstü kapalı kemerli yol; munzevi hayat, manastır hayatı; (f). manastıra kapatm... |
|
| approbation | (i). beğenme, tensip , tasdik.... |
|
| overlook | i. bakış, yukarıdan seyretme; yüksek yer; gözden kaçırma.... |
|
| the | eski ye bir tarif edatı harfi tarif belirtme sıfatı ne kadar kadar mukayese sıfatlarından evvel The more see him the better like him Onu her gördüğümde daha çok seviyorum |
|