| English | Türkçe | | tutor | i., f. hususi öğretmen; İng. öğretmen; huk. veli, vasi; f. özel ders vermek; hususi hocalık etmek; hususi hocadan der... |
| | gestation | i. gebelik; gebelik süresi.... |
| | think | f. (thought, leh. thunk) düşünmek, tefekkür etmek, mütalaa etmek; düşünüp taşınmak, ölçünmek, teemmül etmek; zannetmek,... |
| | exclude | (f.) hariç tutmak, dışarıda bırakmak, dahil etmemek, engel olmak, yoksun bırakmak, mahrum etmek.... |
| | epidermis | (i.) hayvan derisininveya bitki kabuğunun dış zarı, beşere, üstderi epidermal, epidermic (s.) üstderiye ait epidermoid (... |
| | washedup | s., (argo) yıldızı sönmüş, bitmiş; k.dili. bitkin düşmüş.... |
| | gubernatorial | (s.) valiye ait .... |
| | mina | i. eski Asya ve Yunan ağırlığı (bir kilo civarında); eski Asya ve Yunan para miktarı.... |
| | appendectomy | (i). apandis ameliyatı.... |
| | hyalite | min bir cins şeffaf opal |
|
|