| English | Türkçe |
| ambsace | (i). hepyek ; talihsizlik , şanssızlık.... |
|
| handful | (i.) avuç dolusu; az miktar; (k.dili) başa çıkılması zor olan kimse veya iş.... |
|
| impress | f., i. zorla askere almak, zorla bahriye tayfası yapmak; istimlak etmek; i. zorla alma; istimlak impressment i. zorla... |
|
| audient | (s). işiten, duyan.... |
|
| lepanto | i. Yunanistan'da İnebaht şehri ve limanı.... |
|
| running | i., s. koşuş; koşma; akıntı; akıntı miktarı; s. koşan; koşuya ait; sarılgan, sürüngen (bitki); sürekli, devamlı, aralı... |
|
| majuscule | i., s. büyük harf, majüskul; s. büyük harfle yazılmış.... |
|
| kanaka | i. Hawaii Adalarının yerlisi; Büyük Okyanus adalısı.... |
|
| jugulate | f. çok şiddetli tedavi uygulayarak gelişmesini durdurmak (hastalık), önüne geçmek, önlemek. jugula'tion i., tıb. geliş... |
|
| erythrism | olağanüstü kızarma hayvan tüyleri |
|