 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | flange | (i). kenar, yaka, kulak, flanş; flanş yapmakta kullanılan döküm aleti.... |
| | whisper | f., i. fısıldamak, fısıltı ile konuşmak; kulağna söylemek; gizli konuşmak; i. fısıltı; fısıltı ile söylenen söz; hışırt... |
| | sacrifice | i., f. kurban; fedakarlık; zarar; feda etme, kurban etme; f. kurban etmek, kurban olarak kesmek; feda etmek; zararına ... |
| | rit., ritard. | kıs. ritardando.... |
| | lockage | i. gemiyi kanal havuzundan geçirme; havuzdan geçme parası.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | nato | North Atlantic Treaty Organisation.... |
| | kusturucu | vomitory.... |
| | batkın | bankrupt. hallow.... |
| | centilmen | gallant. gentleman. gent. sahib. sportsman. sport.... |
| | mevki | capacity. degree. locality. location. locus. niche. office. opposite number. place. portfolio. position. post. rat race.... |
|
|
|
 |
|
 |
|