| English | Türkçe |
| babble | (f)., (i). anlaşılmaz sözler söylemek; gevezelik etmek, saçmalamak; çağlama; manasız ve saçma bir şekilde if ade e... |
|
| lookout | i. gözetleme yeri; gözetleme; gözleme; bekleme.... |
|
| warm | f. ısıtmak, kızdırmak; ısınmak, kızmak; teşvik etmek, teşvik olunmak .warm to veya toward şevkle sarılmak. warm up ıs... |
|
| remonstrant | s., i. sitemli, protesto eden; i. şikâyet eden kimse, protesto eden kimse.... |
|
| liner | i. vapur şirketine ait gemi; yolcu uçağı; çizgiler meydana getiren kimse veya şey; astar takan kimse; astar.... |
|
| aspic | (i)., ahçı. et vb'nin yanında garnitür olarak servis yapılan iştah açıcı bir çeit jelatin.... |
|
| countersink | (i)., (f). havşa, havşa açmaya mahsus kalem; (f). havşa açmak.... |
|
| absentee | (s). vazifesi başında bulunmayan; başka bir memlekette ikamet eden(mal sahibi). absenteeism (i). vazifesi başında v... |
|
| exiguity | (i.) azlık, kıtlık, yoksunluk.... |
|
| ell , el | L'' harfi harfi seklinde her hangi bir şey bir binada L'' şeklini meydana getiren ilave |
|