| English | Türkçe | | fling | (f). (flung) atmak, fırlatmak, savurmak: silkinmek: silkmek; binicisini üstünden atmak (at): öteye beriye sallamak; yıkm... |
| | cf. | (kıs). compare.... |
| | socalled | s. güya, sözde.... |
| | pisidia | i. Burdur yöresinin eski ismi.... |
| | unthink | f. (thought) zihninden çıkarmak; fikrini değiştirmek. unthinkable s. düşünülemez, imkânsız.... |
| | manchu | i., s. Mançuryall, Mançu; Mançurya dili; s. Mançulara veya dillerine ait.... |
| | harangue | (i.), (f.) uzun ve şiddetli konuşma, tirad; (f.) uzun ve şiddetli bir şekilde konuşmak, tirad söylemek .... |
| | butter | i., f. tereyağı, margarin; ekmeğe sürülen diğer yumuşak maddeler; f. tereyağı ilâve etmek veya sürmek; k.dili yağlamak, ... |
| | ash | (i). kül. ash can kaloriferden alınan küllerin konulduğu varil. ash hole kül yeri, külhan ashpan (i). sobadaki ateşten... |
| | bds | kıs Bachelor of Dental Surgery |
|
|