| English | Türkçe | | capitation | (i). baş vergisi; adam başına eşit olarak tahsil edilen vergi.... |
| | scurrilous | s. kaba, küfürlü; ağzı bozuk, küfürbaz. scurril'ity, scurrilousness i. ağız bozukluğu, küfürbazlık. scurrilously z. ... |
| | leaf | (i.) (çoğ. leaves) (f.) yaprak, varak; tütün veya çay yaprağı; ince madeni varak; açılıp kapanan masanın eğreti tahtas... |
| | grist | (i.) bir defada öğütülecek zahire; öğütülmüş zahire. All's grist that comes to the mill. Ele geçen her şeyden istifad... |
| | transfer | f. (-red, -ring) nakletmek, geçirmek; devretmek, başkasına bırakmak; baskı ile kopya etmek; aktarma yapmak. transfera... |
| | intrados | (i.), (mim.) kemerin asıl iç kavsi.... |
| | headmost | (s.) en baştaki, en ileri .... |
| | maize | i., ing. mısır, darı.... |
| | ducky | (s)., (argo) mükemmel, fevkalade; sevgili, aziz.... |
| | strabismus | tıb şaşılık strabismal strabismical şaşı |
|
|